16 Ekim 2003

 

 

Kerkük-Yumurtalık

Boru Hattı’nın Alternatifi Var!

 

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR

 

Kamu kuruluşu BOTAŞ’ın bir vakfı var. Kamunun yeniden düzenlenmesi kapsamında, ayrıcalık oluşturan bu tür vakıflar için Başbakanımız Erdoğan, ne düşünür acaba? Her neyse, BOTAŞ Vakfı’nın da PetroGas (Gaz değil, herhalde yabancı dil özentisi ile Gas seçilmiş) adlı enerji dergisi var, enerjide kamunun sözcülüğünü yapan, özel sektörün daha çok müteahhit firmaların reklamları ile yer alabildiği ciddi bir yayın organı. Yine bildiğiniz gibi AK Parti, Çankaya’nın direnci yüzünden BOTAŞ Genel Müdürünü zor değiştirebilmişti. Yeni BOTAŞ Genel Müdürü Mehmet Takiyyüddün Bilgiç, genel müdürlük deneyimi olan yetkin bir kişi, uygun seçim sayılır. Buraya kadar hiçbir itirazımız yok, zaten olamaz da. PetroGas’ın Ağustos-Eylül sayısındaki röportajda, “Kerkük-Yumurtalık Ham Petrol Boru Hattı’nın alternatifi yok” demiş. Bizim itirazımız buna. Maalesef bu hattın alternatifi var, Musul- Hayfa (İsrail) Hattı!

 

Şöyle bir hatırlayalım. 1976’da 35 milyon ton/yıl kapasiteyle açılan, 641 km’si Türkiye’de olan 986 km’lik Kerkük-Yumurtalık (Ceyhan) Ham Petrol Boru Hattı, 1984’de 46,5 milyon tona yükseltilmiş, 1987’de de 656 km’si Türkiye’de kalan 890 km’lik ikinci hat işletmeye sokularak, kapasite 70,9 milyon tona çıkarılmıştı. İki boru hattından oluşan Kerkük-Yumurtalık Ham Petrol Boru Hattı, kimyasal enjeksiyonuyla yılda 80 milyon ton petrol taşıyabilecek kapasitede. 1990 Körfez Savaşı’nda Birleşmiş Milletler Ambargosu ile kapatılan hat 13 yıl âtıl kaldı. Birleşmiş Milletler’in izni ile uzun yıllar sadece 17-20 milyon ton/yıl kadar petrol taşınabildi, kullanılmayan 50-60 milyon ton kapasite Türkiye’nin kaybolan geliri idi. Amerika’nın Saddam’ı devirmesinden sonra 13 Ağustos’ta petrol pompalanmaya başlandı, fakat 16 Ağustos’ta başlayan seri sabotajlarla ne yazık ki parçalanarak işleyemez duruma getirildi.

 

Sürekli okurlarımızın bildiği gibi, biz Amerika’nın Irak harekâtından daha bir yıl önce, Amerika’nın yanında Irak’a girmemiz gerektiğini savunurken, gösterdiğimiz temel gerekçelerden biri de bu hattın güvenliği idi. Bu petrol boru hattının yanına, yarın Irak’tan gelecek doğal gaz boru hattının eklenmesi gerektiğini de hep savunduk. Bu hatları alternatifsiz görmememiz gerektiğini de söyledik. PetroGas röportajında, Suriye-İsrail bağlantılı alternatif hatlarla ilgili iddialar üzerine, BOTAŞ Genel Müdürü Bilgiç diyor ki: “Kerkük-Yumurtalık Ham Petrol Boru Hattı’na işlerlik kazandırılması alternatif boru hatlarının gölgesini bu projenin üzerinden kaldıracaktır. Kerkük-Yumurtalık Ham Petrol Boru Hattı, her türlü donanımıyla ve işletim konusundaki yeterliliğiyle en önemli stratejik enerji tesislerinden bir tanesidir. Bu tesis her zaman hizmet vermeye devam edecektir ve bu boru hattının alternatifi yoktur”.

 

Sayın Bilgiç, Türk siyasetinin saygın politikacılarından Saadettin Bilgiç’in oğlu, iyi yetişmiş iktisatçı olmasının yanısıra politika ve siyaseti iyi bildiğinden eminim. Kerkük-Yumurtalık hattının alternatifini bilmiyor olamaz. Çünkü, bütün eski BOTAŞ Genel Müdürleri konuyu gayet iyi biliyorlar. Bence, “alternatifi yok” sözünün arkasında politika var, ama burada olaya politik değil, teknik ve ekonomik bakmak zorundayız. Kaldı ki, konunun yer aldığı uluslararası politikada bilimsel olarak alternatifsizlik diye bir şey yoktur. Savaşta düşmanınızı, iktisadi hayatta rakiplerinizi, proje savunurken alternatiflerini iyi bilmek gerekir ki, yarın sürprizle karşılaşılmasın. Kerkük-Yumurtalık Hattı’nın tartışmasız alternatifi Musul-Hayfa Hattı gerçeğini görmezlikten gelemeyiz.

 

Eski Musul-Hayfa Hattı, 1936’da açılan, sonra terk edilen kullanılamaz durumda bir hat. Ancak, bugün Hayfa büyük bir liman ise, gelişimini petrol boru hattına borçlu olduğunu Larousse ansiklopedisi de yazıyor. Biz şimdi tabii ki, kullanılmayan eski hattı alternatif göstermiyoruz. Onun yerine döşenecek, hatta fizibilite çalışmalarının bile başladığı söylenilen yeni Musul-Hayfa Hattı’ndan söz ediyoruz. Yeni gelişmeler sonucu Irak’a asker gönderdiğimizde, Kerkük-Yumurtalık Hattı çalışmaya başlayacaksa da, Musul-Hayfa hattı her zaman başımızın üzerinde Demokles’in kılıcı gibi duracaktır. Musul-Hayfa Hattı güzergâhı 1100 km. Bu güzergâh Türkiye’deki gibi dağlık değil, dümdüz ve boru hattı için çok uygun. Güzergâh üzerinde biri Ürdün’de, diğeri Hayfa’da olmak üzere iki de rafineri var. Bu özellikler hattın fizıbıl olma niteliğini artırıyor.

 

Amerika ile daha dün sarsılan, yeni onarmaya çalıştığımız stratejik ortaklığımıza karşın, Amerika ile İsrail arasında çok güçlü ve sarsılmaz bir stratejik bağ var. İsrail’in petrol ihtiyacı da var. Amerika, bizim gibi günü yaşamaz, 50 yıl sonrasının planlarını yapar. Bölgede istikrar sağlandıktan sonra, Amerika’nın çoklu boru hatları (multiple pipelines) politikası çerçevesinde, Musul-Hayfa Hattı gerçekleşirse kimse şaşırmasın! Üstelik, döşenecek yeni boru hattının maliyeti yaklaşık bir milyar dolar civarında ve bu yatırımı İsrail çok kolay finanse eder. Bunu düşünerek önlem almalı. İsrail Enerji ve Alt Yapı Bakanı Paritzky’nin önerisini fırsat bilerek, petrol ve doğal gazda Türkiye-İsrail işbirliğini geliştirirsek, Manavgat suyunu da boru hattı üzerinden İsrail’e satarsak iyi olacak. Eğer istenirse, İsrail ile su-gaz-petrol bağlantısını “Gökhan’lar Dönemi”ndeki gibi aktif bir BOTAŞ başarabilir.

 

Kategoriler

DUYURULAR